Başlarken: aradığınız andan raporu okuduğunuz güne kadar
Aramak sizi hiçbir şeye bağlamaz. İşin kaç gün süreceğini, kaç kişiyle yapılacağını ve ne kadar tutacağını öğrenirsiniz; siz istemedikçe iş orada kalır.
Telefon açıldığında sizden beklenen çok az
Aramadan önce bir hazırlık yapmanız istenmez. Neyi merak ettiğinizi kendi sözlerinizle anlatırsınız, eksik kalan yeri biz sorarız. Adres hangi mahallede, bu bilgiyle ne yapmayı düşünüyorsunuz gibi. İlan ya da kira sözleşmesi gibi yazılı bir adresiniz varsa onu da isteriz, yoksa konuşma yine sürer.
Konuşamayacak durumdaysanız, örneğin eşiniz yan odadaysa, iki üç satır yazmak da aynı kapıyı açar.
Özel dedektifin bu işi alıp alamayacağını bu konuşmada öğrenirsiniz. Girmeyeceğimiz bir işse cevabı orada duyarsınız.
Görüşmede sizden ad ya da kimlik istenmez, konuşmak için adınızı vermeniz de gerekmez. Karşı tarafın adı için de acele edilmez; iş ilerlerse gerekli olan neyse o zaman konuşulur.
Hangi cevabın işinize yarayacağını ayırırız
Çalışmaya başlamadan o cevabın hangi kararınızı değiştireceğini konuşuruz. Cevap ne çıkarsa çıksın aynı şeyi yapacaksanız bu parayı harcamanızı önermeyiz. Daire kiralayacak biri için soru daha somuttur, ilandaki daire orada mı diye sorar. Eş konusunda ise asıl mesele, öğrendiğiniz şeyle ertesi gün ne yapacağınızdır.
Raporu kimin okuyacağı da burada belli olur. Yalnız kendiniz okuyacaksanız kısa bir metin işinizi görür; ortağınıza ya da ailenize göstermek istiyorsanız biçimini ona göre düşünürüz.
Neyi önceden bilmek süreyi kısaltır
Hazırlık şart değil, ama bildiğiniz her şey çalışmayı küçültür. Yeri ne kadar net biliyorsanız o kadar az gün gerekir: site adı, blok, kapı, sanayi sitesi, cadde. Zaman da öyle. Aklınızdaki konu belli günlere bağlıysa o günleri tarihleriyle söylemek, belirsiz bir aralığa bütçe ayırmaktan çok daha verimlidir.
Elinizde belge varsa onu da söyleyin. Adres işinde belge, işin başlangıç koşuludur; ilan işinde ilanın bağlantısı ve ekran görüntüsü, eş konusunda kendi tuttuğunuz notlar değer taşır. Bilmediğiniz şeyi öğrenmek için kimseye soru sormayın, eksik kalanı görüşmede konuşuruz.
İş başlamadan bildikleriniz
| Konuşulan | Size ne söylenir |
|---|---|
| Hangi soru | Hangi adres ve hangi soru için çalışılacağı. Soru değişirse iş de yeniden konuşulur |
| Kaç gün | Sorunun büyüklüğüne göre gün sayısı |
| Kaç kişi | İkinci kişinin neden gerektiği; aynı anda iki noktada bulunmak gerekmiyorsa istenmez |
| Ne kadar | İşin içeriğine, süresine ve gün sayısına göre çıkan tutar. Dedektif ücreti yazısı bunu açıyor |
Bunları öğrendikten sonra dedektif tutup tutmamak için acele etmeniz gerekmiyor. Bir gece düşünebilir, güvendiğiniz birine sorabilir, dönmemeyi de seçebilirsiniz. Bütçeniz belliyse en başta söyleyin, iş ona göre küçülür ya da o bütçeyle cevap çıkmayacağını duyarsınız. Sizden “başlayalım” gelmedikçe sahaya kimse çıkmaz; yeni bir gün gerekirse onu da size sorarız.
Sizin sorabilecekleriniz
Bu konuşma tek taraflı değildir. Aklınızdaki her şeyi sorabilirsiniz: bu iş neden o kadar gün sürüyor, ikinci kişi neden gerekiyor, görülmezse rapora ne yazılacak, size nasıl haber verilecek, metni kim görecek? Tatmin olmadığınız bir cevap varsa bunu da söyleyin. Başka bir yerden fikir almak isterseniz o da doğaldır; karar vermeniz için size bir son tarih konmaz.
İşe başlamadan yapmamanız gerekenler
Çalışmayı en çok zorlaştıran şeyler genellikle iyi niyetle yapılır.
- Karşı tarafa imalı sorular sormak, eşyasını karıştırmak.
- Komşuya, görevliye, ortak tanıdığa danışmak.
- Bilgi almak için telefona uygulama kurmak ya da başkasının hesabına girmeye çalışmak.
- Adresi öğrenmek için kişiyi bulup kapısına gitmek.
- Küçücük bir ayrıntıyı doğrulamak uğruna güvendiğiniz bir tanıdığınızı oraya göndermek ve onu da işin içine katmak.
Bunlar size hem zaman kaybettirir hem de konuyu açma anını sizden alır. Aklınızdan geçenleri bir yere yazmak yerine başkasına söylemek de aynı sonucu doğurur.
Çalışma günlerinde sizin tarafınızda ne olur
Bu günlerde size düşen iş azdır. Adres ya da gün gibi bir şey değişirse haber verirsiniz, o kadar. Soru değişirse çalışmayı durdurup yeniden konuşuruz; size söylenmemiş bir konuda iş yürümez. Merak edip kendiniz gitmek isteyebilirsiniz; bunun işi nasıl zorlaştırdığını okumanızı öneririz.
Çalışma herkesin görebildiği yerlerle sınırlıdır. Ev ve iş yerinin içi, site bahçesi ve blok içi, okul ve hastane, kampüs, adliye, kamu binası ve askerî alan bu çalışmanın dışındadır. Ayrıldığınız eşe dair de iş alınmaz.
Rapor nasıl gelir, ne yazar
Raporda gözümüzün gördüğü vardır, yorumumuz yoktur. Çalışılan zamanda hiçbir şeye rastlanmadıysa bunu da yazarız, sayfayı doldurmak için tahmin eklemeyiz. Böyle bir sonucun size ne anlattığını da okuyabilirsiniz.
Teslimi size uyan kanaldan yaparız. Ortak bir cihazınız varsa, bir aile bulut hesabınız varsa, evde başka biri telefonunuzu kullanıyorsa bunu önceden söyleyin ki metin oraya düşmesin.
Soru cevaplandıysa iş orada biter. Devam etmeniz için sizi ikna etmeye çalışmayız.
Rapordan sonraki karar
Raporla yapacağınız şey, baştaki sorunuza bağlıdır. Daire için para göndermemeye karar verebilir, emlakçıya farkı sorabilirsiniz. Alacağınız için resmî adımınızı doğru adrese göre atabilirsiniz. Eşinizle konuşmanın gününü seçebilir ya da hiçbir şey yapmamayı tercih edebilirsiniz.
Hemen karar vermek zorunda değilsiniz. Metni bir süre yanınızda tutun, güvendiğiniz biriyle paylaşacaksanız kimi seçtiğinizi iyi düşünün. Raporla ne yapacağınızı konuşmak isterseniz bize yine yazabilirsiniz.
Arayıp aramamakta kararsız kalanlar için
- Elimde hiç kanıt yok, yine de arayabilir miyim?
- Arayabilirsiniz. Sizden beklenen kanıt getirmeniz değil, neyi merak ettiğinizi anlatmanız.
- Konuşup vazgeçebilir miyim?
- Evet. Konuşmak işi başlatmaz, neden vazgeçtiğinizi anlatmanız da gerekmez.
- İşi hemen başlatmak istiyorum, ne kadar erken olur?
- Bunu adresi ve soruyu öğrenmeden söyleyemeyiz. Belli bir tarihe bağlı bir işiniz varsa konuşmanın başında söyleyin, neye yetişilebileceğini ona göre görürsünüz.
Karışık anlatmanız sorun olmaz. Neyi merak ettiğinizi söyleyin, devamını sorular getirir.