Metne geç
Beylikdüzü DedektifAraWhatsAppMenü

Çalışan Araştırması Beylikdüzü: işe alımda ve sonrasında

Bir işletmede soru iki yerde çıkar, işe alırken ve kişi işe başladığında. İki durumda da neyin yerinde öğrenilebileceğini, neyin adaydan istenmesi gerektiğini ve kimseyi suçlamadan nasıl karar verileceğini görürsünüz.

İşe almadan önce neler bilinebilir

Küçük bir işletmede yanlış işe alım pahalıya gelir, bir dedektif tutmak da bu aşamada gözünüzde büyüyebilir. Birçok konuda buna gerek yoktur. Adaydan çalışma geçmişini gösteren belgeyi, önceki iş yerinin adını ve adresini, aradığınızda açılan bir referansı isteyebilirsiniz. Kimlik, diploma ya da sağlık raporu istemeniz gereken bir işse bunu da doğrudan ondan istersiniz.

Yerinde görülebilecek kısım dardır ve bellidir. Adayın çalıştığını söylediği işletme verdiği adreste duruyor mu, kendi işini yaptığını söylüyorsa dükkânı ya da atölyesi açık mı? Para ya da sevkiyatla ilgili bir görevse bu kısa kontrol işe yarayabilir.

Borcu, özel hayatı, önceki işten ayrılış sebebi bu çalışmanın dışındadır. Bunları öğrenmeyi vaat eden biriyle karşılaşırsanız nasıl öğreneceğini sorun. Adayın izni olmadan önceki iş yerine onun adına soru sormak da hem ona hem size sorun çıkarabilir; referansı kendisinin vermesini isteyin.

İşe aldıktan sonra: rapor günü ve ikinci iş

Birinin rapor aldığı günlerde başka bir yerde çalıştığı konuşuluyor olabilir. Ya da mesai saatlerinde kendi işini yürüttüğünü düşünüyorsunuzdur. Kendisine sormak istemiyorsunuz, çünkü yanılıyorsanız araya güvensizlik girer, haklıysanız doğru cevabı almazsınız.

Burada iş belli bir noktaya iner: bu kişi o gün, o adreste çalışıyor mu? Konuşulan bir adres ve bilinen tarihler varsa çalışma kısa kalır. Adres yoksa ya da yalnız söylenti varsa bunu ilk görüşmede duyar, o hâliyle bütçe ayırmazsınız.

Çalışanın evi ve iş dışındaki hayatı konumuz değildir. Raporun doğruluğu da bizim söyleyeceğimiz bir şey değil, o doktorun işi. Geçmiş bir rapor günü de sonradan görülemez; yeni bir tarih gelirse konuşulur.

Dedektif tutmadan önce işletmede yapılabilecekler

Söylentinin nereden geldiğini kendinize sorun. Tek bir kişinin söylediği, kişisel bir gerginlikten doğan bir söz gün ayırmaya değmeyebilir. Mesai kayıtlarınızı, rapor tarihlerini ve işin aksadığı günleri yan yana koyun; bir düzen varsa görülür, yoksa soru küçülür.

Çalışanın telefonunu kontrol etmek, iş arkadaşlarına sorgu yapmak, kendi başınıza bilinen adrese gitmek işi zorlaştırır. Konuşulan bir adres ve tarih yoksa önce bunları netleştirin.

Kimseyi suçlamadan karar vermek

Tarih, yer ve görülen şey bir not olarak size gelir. Çalışanla konuşup konuşmayacağınıza, ne söyleyeceğinize bu notu gördükten sonra karar verirsiniz. Söylentiyle yapılan bir konuşma ile elinizde gün ve adres varken yapılan konuşma aynı yere çıkmaz.

Bir şey görüldüyse tek bir tarihe dayanıp karar vermek yerine çalışanla konuşmanın doğru zamanını düşünün; bir personel kararı işletmenin geri kalanını da etkiler. Hiçbir şey görülmediyse kimse bir şey kaybetmemiş olur; çalışanınız bunu hiç bilmeyebilir ve siz de söylentiye değil, işe odaklanırsınız. Tutar kaç adreste ve kaç gün çalışılacağıyla değişir, görüşmede duyarsınız. Sorunuz bir kişiyle değil bir firmayla ilgiliyse firma ve ortak sayfasına geçin.

Şirket içinde kimlerin bilmesi gerekir?

Mümkün olan en az kişinin. Kendisiyle konuşulmaz ve çalışılan adres sizin iş yeriniz olmaz, ama işletme içinde söylenen bir söz hızla yayılır. Bilen kişi sayısını kısa tutmak en işe yarayan önlemdir.

Çalışanla konuşmadan önce elinizde gün ve adres olsun; eksik kalanı görüşmede ayırırız.