Takibe kendiniz çıkarsanız neyi kaybedersiniz
En çok kaybedilen şey, konuyu ne zaman açacağınızı seçme şansıdır. Sizi iyi tanıyan biri sizi bir kez görürse düzenini değiştirir.
Küçük çocuğu olan biri için takibe çıkmak, ilk adımda çocuğu kime bırakacağını bulmak demek. Annenize ne diyeceksiniz, kreşten kim alacak? Bunu bir kez çözersiniz, ikincisinde bahane bulmak zorlaşır. Bir süre sonra şüpheden çok bu düzeni ayakta tutmakla yorulursunuz.
Çocuğunuz yoksa benzeri vardır. Vardiya, iş yerindeki izin, uyku, sürekli açık tutulan telefon.
Giden şeyler
Sizi yıllardır tanıyan biri yürüyüşünüzden, duruşunuzdan tanır. Bir kez göz göze geldiniz mi o kişi düzenini değiştirir ve bundan sonra bir şey görmek hem size hem bir dedektife çok zorlaşır. Elinizde bir kez kullanılabilen bir şey vardı, o gitmiş olur.
Ölçünüz de kayar. Çok korktuğunuz şeyi her yerde görürsünüz. İki kişinin yan yana yürümesi sizin gözünüzde cevaba dönüşür, oysa başkasına anlattığınızda bir şey ifade etmeyebilir.
En ağırı konuşma anı. Şüphenizi kendi seçtiğiniz gün, hazır olduğunuzda açmak ayrı, yakalandığınız için açmak ayrıdır. İkinci durumda konu birden sizin orada ne aradığınıza döner.
Bir de yakınlar var. Kız kardeşinizi yanınıza alırsınız, o annenize söyler, siz daha ne düşüneceğinizi bilmeden herkes bir şey düşünmeye başlar.
Evden yapabilecekleriniz
Aklınıza takılan günleri tarihleriyle not edin, ortak kullanılmayan bir yere. Neyi öğrenmek istediğinizi ve öğrenince ne yapacağınızı yazın. Bu kadarı ilk mesaj için fazlasıyla yeterlidir.
Kendiniz denemeyi düşünmenizin sebebi paraysa ücretin nasıl konuşulduğunu okuyun, bütçenizi baştan söyleyebilirsiniz. Eş takibinde neyin yapılıp neyin yapılmadığı da kendi sayfasında yazıyor.
Aklınızdaki soruyu başka yollarla ele almak isterseniz müsait olduğunuz bir anda yazabilirsiniz.